Film bize, zaten tarih kitaplarından bildiğimiz, Bosna savaşının özetini geçiyor; arada da kurgusal görüntüler gösteriliyor. Amerikan askerleri bazı Sırpları yakalayıp onları idam ediyor ve sıra son esire gelindiğinde, Travolta'nın yüzünü yâni Emil Kovac'ı görüyoruz. Silah ateşleniyor ve günümüze geçiliyor; 18 yıl sonrasına.
Bir sanat filmi edasında başlayan Killing Season'ın tür filmi olduğunu söylemek güç. Aksiyon olarak beklentiyi veremiyor, felsefi yaklaşım açısından gülünç, sanat filmi olarak yetersiz kalıyor.