The Walking Dead'in 4. sezon fragmanı yayınlandı


AMC'nin zombi kıyameti temalı popüler drama dizisinin ilk fragmanı dün San Diego, Amerika'da 44'üncüsü düzenlenen Comic-Con fuarında görücüye çıktı.

İşte dört dakikalık fragman; 


Fragmanda, Rick ve grubunun hapishaneyi toparladıklarını, bir düzene soktuklarını görüyoruz. Ancak bu sözümona düzen, hücre bloklarından birine yapılan beklenmedik saldırı ile bozuluyor. Tek saldırı ile kalmıyor, gruptan herkesi teker teker alıp götürüyorlar. Kimi diyor kalalım kimi diyor gidelim, kaos ortamı hâkim. Michonne, Woodbury'ye gitme önerisi sunuyor hatta...

Fragmanın ilgi çekici birkaç noktası var doğal olarak.

Birincisi; Vali nerede amk? Valisiz yeni sezon olmaz efendim, eğer adamı göstermeyecekseniz niçin canlı bıraktınız üçüncü sezon finalinde?

İkincisi; Daryl kendini kaybediyor gibi. Fragmanın sonlarında sakinleşmesini söylüyor Rick, sonraki karede Tyreese yumruk atıyor Daryl'a. Enteresan değil mi? Sakın Daryl Dixon'a bir şey olmasın senarist abiler/ablalar.

Üçüncüsü; Tyreese'in 31456280375680723 zombiye tek dalması. Ölecek gibi gözüküyordu, eğer gerçekten o sahnede ölürse AMC yayın hayatının en büyük mallıklarından birini yapmış demektir ki senin amacın ne yâni daha dizi başlamadan adamın ölüm anını seyirciye izletiyorsun? Sanmam gerçi, o kadar salak değillerdir.

Son olarak; İkinci sezonun ilk yarısı berbat, ikincisi iyiydi; üçüncü sezonun ilk yarısı muazzam, ikinci yarısı hayal kırıklığıydı. Dördüncü sezonda da gelenek devam edecek sanki... Eğer sezonun yarısını soap opera yaparsanız 2023'ü zor görürsünüz (AMC CEO'su TWD'nin 10 yıl daha süreceğini ifâde etmişti).

Yeni sezon 13 Ekim'de.

EFSÂNE FİLM ANLARI

"Efsâne Film Replikleri"nden sonra yeni bir dosya... Aklımızdan çıkmayan, izlediğimiz filmle özdeşleştirdiğimiz bazı sahneler seçtim. Her hafta Cuma günleri yenilerini paylaşacağım. Spoiler içerir. 




  •  STAR WARS: THE EMPIRE STRIKES BACK (1980)



Kötülükler Lordu Darth Vader, oğlu ile yaptığı ışınkılıcı düellosu sonunda sinema tarihine geçen o altın sözü söyler: "I am your father." Luke'un hislerinin dışavurumu ise görülmeye değerdir.



  • FIGHT CLUB (1999)



Figth Club'da o kadar öğüt verici ve unutulmaz sahne var ki. Bu sahnede Tyler, Tyler'a ders verir; biraz acı dolu bir ders. Söyledikleri ile de filozof yönünü gösterir seyirciye.



  • THE GOOD THE BAD AND THE UGLY (1966)


Tüm zamanların en iyi filmi mi İyi Kötü ve Çirkin? Tartışılır. Yalnız şu tartışılamaz ki benim en sevdiğim ve defâlarca izlememe rağmen hiç sıkılmadığım/sıkılmayacağım filmdir. Sonundaki düello sahnesi yapımın öne çıkan anlarından sadece bir tanesi. Tam anlamıyla bir efsâne.




  • THE USUAL SUSPECTS (1995)


Her şeyin açığa çıktığı an. 90'ların en meşhur kara filmlerinden biri olan Olağan Süpheliler, sırf son sahnesi için bile izlenmeye değer bir yapım. Kevin Spacey'nin kusursuz oyunculuğu sayesinde Oscar kazanan film, klâsiklere girmeye aday.



  • THE SILENCE OF THE LAMBS (1991)



Entellektüel doktor Hannibal Lecter'ın gardiyanları "yiyerek" kaçtığı sahne. Unutulmaz. 

65. Primetime Emmy Adayları Açıklandı


DRAM

En iyi dizi: Breaking Bad, Homeland, Downton Abbey, House of Cards, Mad Men, Game of Thrones
En iyi aktör: Damien Lewis (Homeland), Hugh Bonneville (Downton Abbey), Bryan Cranston (Breaking Bad), Jeff Daniels (The Newsroom), Kevin Spacey (House of Cards)
En iyi aktris: Connie Britton (Nashville), Claire Danes (Homeland), Michelle Dockery (Downton Abbey), Elisabeth Moss (Mad Men), Kerry Washington (Scandal), Robin Wright (House of Cards)
En iyi yardımcı aktör: Bobby Cannavale (Boardwalk Empire), Jonathan Banks (Breaking Bad), Aaron Paul (Breaking Bad), Jim Carter (Downton Abbey), Peter Dinklage (Game of Thrones), Mandy Patinkin (Homeland)
En iyi yardımcı aktris: Anna Gunn (Breaking Bad), Maggie Smith (Downton Abbey), Emilia Clarke (Game of Thrones), Morena Baccarin (Homeland), Christina Hendricks (Mad Men), Christine Baranski (The Good Wife)



KOMEDİ

En iyi dizi: 30 Rock, The Big Bang Theory, Girls, Louie, Modern Family, Veep
En iyi aktör: Alec Baldwin (30 Rock), Jason Bateman (Arrested Development), Louis C.K. (Louie), Don Cheadle (House of Lies), Matt LeBlanc (Episodes), Jim Parsons (The Big Bang Theory)
En iyi aktris: Lena Dunham (Girls), Edie Falco (Nurse Jackie), Tina Fey (30 Rock), Laura Dern (Enlightened), Julia Louis-Dreyfus (Veep), Amy Poehler (Parks and Recreation)
En iyi yardımcı aktör: Adam Driver (Girls), Jesse Tyler Ferguson (Modern Family), Ed O'Neill (Modern Family), Ty Burrel (Modern Family), Bill Hader (Saturday Night Live), Tony Hale (Veep)
En iyi yardımcı aktris: Jane Krakowski (30 Rock), Jane Lynch (Glee), Sofia Vergara (Modern Family), Julie Bowen (Modern Family), Merrit Wever (Nurse Jackie), Mayim Bialik (The Big Bang Theory), Anna Chlumsky (Veep)



MİNİDİZİ VEYA TELEVİZYON FİLMİ

En iyi dizi/TV filmi: American Horror Story: Asylum, Behinde the Candelabra, The Bible, Phil Spector, Political Animals, Top of the Lake
En iyi aktör: Michael Douglas (Behind the Candelabra), Matt Damon (Behind the Candelabra), Benedict Cumberbatch (Parade's End), Al Pacino (Phil Spector), Toby Jones (The Girl) 
En iyi aktris: Jessica Lange (American Horror Story: Asylum), Laura Linney (The Big C), Helen Mirren (Phil Spector), Sigourney Weaver (Political Animals), Elizabeth Moss (Top of the Lake)




REALITY SHOW/YARIŞMA PROGRAMI

En iyi reality show/yarışma programı: The Amazing Race, Dancing with the Stars, Project Runway, So You Think You Can Dance, Top Chef, The Voice
En iyi sunucu: Tom Bergeron (Dancing with the Stars), Anthony Bourdain (The Taste), Cat Deeley (So You Think You Can Dance), Heidi Klum and Tim Gunn (Project Runway), Ryan Seacrest (American Idol), Betty White (Betty White's Off Their Rockers)



VARIETY SHOW

En iyi variety show: The Colbert Report, The Daily Show with John Stevart, Jimmy Kimmel Live, Late Night with Jimmy Fallon, Real Time with Bill Maher, Saturday Night Live

UNDER THE DOME: 1. Sezon 4. Bölüm: Salgın



Çok karakterli diziler başta göze hoş gözükür çünkü envai çeşit tip olması seyircinin dizi ile olan duygusal temasını pekiştirir, seyirciyi -bir iki ana karaktere sahip dizilere göre- daha bağlı yapar. Yalnız bu tehlikeli bir durumdur. Böyle genelleme yaparak gidersek onlarca paragraf olur o yüzden Under the Dome'a göre ilerleyelim. Pilot'ta ve ertesi bölümlerde önümüze sunulan "karton objelere" sonraki bölümlerde derinlik kazandırmak gerekli elbet fakat dozunu kaçırmamak lâzım. Eğer fazla konuşma ilave edilip ufak bir olay üzerinde tüm bölüm durulursa; hatta bunlara -sci-fi'ların vazgeçilmezi- yapmacık oyunculuklar eklenirse alın size soap opera; ülkemizde bilinen ismi ile: pembe dizi. Kubbenin dışında yaşananları göz ardı eden, "kasabada yaşananlar" temalı dizinin sonu kaçınılmaz pembe dizi olacaktır. İşte bundan korkuyorum. Diziye başlamadan önce tahmin etmiştim zaten, azıcık drama izleyen herkes gibi. Aslında gayet normal bir durum, sonuçta her dizi bir süre sonra saçmalamaya başlamaz mı? (saçmalamak: soap opera)


Bilimkurgu şovumuzun yeni bölümünün ana konusu -adından da anlaşılacağı üzere- salgın. Kasabada boy gösteren hastalıktan aşılarını yaptırmamış herkes etkileniyor, teker teker hastane yolunu tutuyor millet. 40 dakikalık bölümün ilk 20 dakikası -istisnalar hâriç ki birazdan değineceğim- hastaneye yerleşme sekansıyla geçiyor. Dizinin bütün karakterlerinin aynı binada toplanıp sürekli etkileşim hâlinde olmalarını izlemek hem zevkliydi hem de sonraki bölümler için önem teşkil ediciydi. Herkes birbirini tanıyor artık. Sonlardaki duraksamalar ve zorlama oyunculuklar olmasaydı hastane sahneleri tam puan alabilirdi benden. 


Big Jim ile Barbie geçende çıktıkları insanavından(manhunt) sonra yeni bir göreve çıktılar: İlâç temin etmek. Bir de baktılar ki keş papaz delirmiş, ilaçları yakacak! Evet, kıyamet sonrası deliren din adamı klişesi aynen devam etmekte; "Bunlar fırtınadan önceki sessizlik!" gibisinden cümleleri sarf etmekten de geri kalmıyor mübârek. Neyse ki bitirim ikili, ilâçları ele geçiriyorlar.

Big Jim, hastaneden ayrılmadan önce sosyopat oğluna insanların binadan dışarı çıkmasını engelleme vazifesini vermiştir; tüfeği de tutuşturmuştur eline. Junior, dizideki ilgi çekici tek karakter bence. Ne yapacağı kestirilemiyor, üstünde sürekli değişen ruh hâlleri baskın ve içi dışı bir değil. Senaristler, bu karaktere "gerektiği" ağırlığı verirse çok iyi olur, çok da güzel iyi olur. 


Joe ve kız arkadaşının da mistik storyline'ı var. Deneyden sonra videoyu izlediklerinde Joe'nun "Şşşşt!" yaptığını görüyorlar. Seyircinin merakını körükleyen gizem perdesinind yanısıra senaristlerin dizide asıl önemli icraatları ergenlerin gerçekleştireceğini müjdeleyen sahnelerdi.

Bölümü izlerken Julia'ya üzüldüm diyebilirim. Kocasını öldüren adamla takılıyor, yazık değil mi? Öğrenince tepkisi n'olacak acabâ...

Lezbiyen çiftler daha ön plâna çıktı "Salgın"da. Sarışın psikiyatrist kasabaya yararlı olabileceğini kanıtladı, zenci ise insülin aşırmaya çalıştı, ayıp etti.


Evet, dizinin bahtsız şahsına gelelim: Angie. Dört bölümdür "erkek arkadaşı" tarafından sığınakta esir tutulan kız az kalsın boğularak ölecekti eğer bölümün sonunda Big Jim farketmeseydi. Tam da Junior için işler iyi gidiyordu, "babamın göğsünü kabarttım" düşüncelerine dalmıştı. Babası evlatlıktan reddederse hiç şaşmam, acımam da.

Fazla söylenecek söz yok. Bölümün tek kötü olduğu konu Linda ile öğretmeni arasındaki başarısız oyunculuklar eşliğinde pembe dizi diyaloglarıydı. Yapmacık oyunculuklar da devam ediyor. Düzelir umarım. 

8/10

Forbes, en çok kazanan aktörleri açıkladı



Forbes'e göre Temmuz 2012 ile Temmuz 2013 arasında en çok para kazanan aktörler sıralaması şu şekilde;


  1. Robert Downey Jr. --> 75 milyon Dolar
  2. Channing Tatum --> 60 milyon Dolar
  3. Hugh Jackman --> 55 milyon Dolar
  4. Mark Wahlberg --> 52 milyon Dolar
  5. Dwayne Johnson --> 46 milyon Dolar
  6. Leonardo DiCaprio --> 39 milyon Dolar
  7. Adam Sandler --> 37 milyon Dolar
  8. Tom Cruise --> 35 milyon Dolar
  9. Denzel Washington --> 33 milyon Dolar
  10. Liam Neeson --> 32 milyon Dolar

500 milyon Dolar'ı geçen Iron Man 1 & 2'den sonra 1 milyar Dolar barajını geçerek büyük sükse yaratan The Avengers ile Iron Man 3'te başrol oynayan 48 yaşındaki ünlü Amerikalı aktör Robert Downey Jr.'ın birinci sıraya oturmasına şaşmamak gerek. İkinci sırada yer alan Channing Tatum'ın kazancı ise, kendi finanse ettiği düşük bütçeli Magic Mike filminin box office'de beklenmedik başarı göstermesinden kaynaklanıyor. Hugh Jackman da başarısını Les Misérables ve Wolverine'e borçlu. Jackman'ın aynı zamanda, sahibi olduğu Laughing Man(Gülen Adam) kahve ve çay firmasından elde ettiği tüm kârları yardım fonlarına dağıttığını belirtelim.